İnsan Neden Kendi Bedenini Yaratamaz? İnsan kendi vücudunu yapmaya kâdir değildir; bir tek organını dahi icad … Ey İnsan Kendi Vücudunu Yapabilir mi? | Mesnevî-i Nuriye Zerre DersiRead more
Gençlik Gerçekten Kalıcı mı? | Yirmi Altıncı Lem’a
Gençlik de diğer nimetler gibi geçicidir ve insan her nefis gibi ölümü tadacaktır. Kur’ân’ın “Her nefis ölümü tadacaktır” fermanı, beşerin fâniliğini açıkça bildirir. Risale-i Nur’a göre bu hakikat, gençliği ebedî bir hayat için değerlendirmeyi öğretir.
Gençlik Neden Bu Kadar Hızlı Geçiyor? | Yirmi Altıncı Lem’a
Gençlik süratle geçer; insan bir gün ihtiyarlık sabahıyla uyanır ve ömrünün kabre doğru ilerlediğini fark eder. Bu fânilik hissi derin bir hüzün doğurur. Risale-i Nur’a göre bu yaranın merhemi, ebediyet inancı ve ahiret hakikatidir.
Ahirzamanda Günahlara Mahpus Olmamak İçin Ne Yapmalı? | Onuçüçüncü Söz
Ahirzamanda gençlik hissiyatı akıldan önce hareket ettiği için insan günahlara kolayca düşebilir. His ve heves, âkıbeti görmez; küçük bir hazır lezzet için uzun sürecek elem ve hapis hayatını tercih edebilir. Risale-i Nur’a göre bu tehlikeden kurtuluşun yolu iman hakikatleriyle aklı kuvvetlendirmektir.
Nasıl Bu Nimete Vâsıl Oldun? Ne İle Müstahak Oldun? Ve Şükründe Bulundun mu? | Mesnevî-i Nuriye
İnsan, kendisine verilen nimetlerden dolayı sorguya çekilecektir. Çünkü vücut bulmuş her hâl ve her nimet mes’uliyet doğurur; ancak gerçekleşmemiş ihtimallerden sorumluluk yoktur. Bu nedenle geçmişte şükrü eda edilmemiş nimetlerin şükrünü kaza etmek gerekir.
Duaların Kabul Edilmesi Allah’ın Varlığını Nasıl Gösterir? | Otuz Üçüncü Söz
Kâinatta yapılan duaların kabul edilmesi, onları işiten ve icabet eden bir Mücîb’in varlığını gösterir. Tohumların istidat lisanıyla, hayvanların ihtiyac-ı fıtrî ile ve muztarların ıztırarî lisanla yaptığı dualar gözle görülür şekilde kabul edilmektedir. Bu umumi icabet, Rahîm ve Kerîm bir Hâlık’a delildir.
Ahiretin Varlığını Nasıl İspat Edilir? | Onuncu Söz Üçüncü Hakikat
Allah’ın rahmet eserlerine nazar etmek, kâinatta zerrelerden güneşlere kadar işleyen hikmet ve adaleti görmektir. Bu hikmet ve adalet dünyada tam tecelli etmediği için, Risale-i Nur’a göre bir Mahkeme-i Kübrâ ve ebedî bir ahiret hayatı zaruridir. Çünkü mükâfat ve ceza burada tamamlanmamaktadır.
Tevekkül Edene Allah Nasıl Yeter? | Mesnevî-i Nuriye -Habbe
Allah’a tevekkül eden kimse için Allah kâfidir; çünkü O, Kâmil-i Mutlak, Mâlik, Ganiyy-i Muğnî ve melce’dir. Her şeyin anahtarı O’nun elindedir ve kul O’na hâlis bir abd olursa kâinat onun lehine çalışır. Bu nedenle tevekkül, insanı hem dünya endişesinden hem de varlık korkusundan kurtarır.
Allah’ın Adil ve Hakîm İsimleri Ahireti Neden Gerektirir? | Onuncu Söz
Allah’ın Adil ve Hakîm isimleri, dünyada tam tecelli etmeyen adalet ve hikmetin ahirette tamamlanmasını gerektirir. Çünkü bu dünyada zalimlerin çoğu cezasız, mazlumların çoğu mükâfatsız kalmaktadır. Bu durum, Risale-i Nur’a göre bir Mahkeme-i Kübrâ’nın ve ebedî bir ahiret hayatının varlığını zaruri kılar.
İnsanın Hakikî Vazifesi Nedir? | Beşinci Söz
İnsanın hakikî vazifesi, namaz kılmak ve büyük günahlardan sakınmaktır. Beşinci Söz’de anlatıldığı gibi bu görev, insanın yaratılışına uygun ve fıtrî bir neticedir. Namaz, kulun Rabbine yönelmesi; büyük günahlardan kaçınmak ise fıtratını korumasıdır.
