İnsan, kendisine verilen nimetlerden dolayı sorguya çekilecektir. Çünkü vücut bulmuş her hâl ve her nimet mes’uliyet doğurur; ancak gerçekleşmemiş ihtimallerden sorumluluk yoktur. Bu nedenle geçmişte şükrü eda edilmemiş nimetlerin şükrünü kaza etmek gerekir.
Risale-i Nur Sohbetleri
Duaların Kabul Edilmesi Allah’ın Varlığını Nasıl Gösterir? | Otuz Üçüncü Söz
Kâinatta yapılan duaların kabul edilmesi, onları işiten ve icabet eden bir Mücîb’in varlığını gösterir. Tohumların istidat lisanıyla, hayvanların ihtiyac-ı fıtrî ile ve muztarların ıztırarî lisanla yaptığı dualar gözle görülür şekilde kabul edilmektedir. Bu umumi icabet, Rahîm ve Kerîm bir Hâlık’a delildir.
Ahiretin Varlığını Nasıl İspat Edilir? | Onuncu Söz Üçüncü Hakikat
Allah’ın rahmet eserlerine nazar etmek, kâinatta zerrelerden güneşlere kadar işleyen hikmet ve adaleti görmektir. Bu hikmet ve adalet dünyada tam tecelli etmediği için, Risale-i Nur’a göre bir Mahkeme-i Kübrâ ve ebedî bir ahiret hayatı zaruridir. Çünkü mükâfat ve ceza burada tamamlanmamaktadır.
Tevekkül Edene Allah Nasıl Yeter? | Mesnevî-i Nuriye -Habbe
Allah’a tevekkül eden kimse için Allah kâfidir; çünkü O, Kâmil-i Mutlak, Mâlik, Ganiyy-i Muğnî ve melce’dir. Her şeyin anahtarı O’nun elindedir ve kul O’na hâlis bir abd olursa kâinat onun lehine çalışır. Bu nedenle tevekkül, insanı hem dünya endişesinden hem de varlık korkusundan kurtarır.
Allah’ın Adil ve Hakîm İsimleri Ahireti Neden Gerektirir? | Onuncu Söz
Allah’ın Adil ve Hakîm isimleri, dünyada tam tecelli etmeyen adalet ve hikmetin ahirette tamamlanmasını gerektirir. Çünkü bu dünyada zalimlerin çoğu cezasız, mazlumların çoğu mükâfatsız kalmaktadır. Bu durum, Risale-i Nur’a göre bir Mahkeme-i Kübrâ’nın ve ebedî bir ahiret hayatının varlığını zaruri kılar.
İnsanın Hakikî Vazifesi Nedir? | Beşinci Söz
İnsanın hakikî vazifesi, namaz kılmak ve büyük günahlardan sakınmaktır. Beşinci Söz’de anlatıldığı gibi bu görev, insanın yaratılışına uygun ve fıtrî bir neticedir. Namaz, kulun Rabbine yönelmesi; büyük günahlardan kaçınmak ise fıtratını korumasıdır.
Kâinattaki Düzen Allah’ın Varlığını Nasıl İspat Eder? | Otuzüçüncü Söz Yirminci Pencere
Kâinatta görülen hikmet ve sanat, Âlemlerin Rabbi olan Allah’ı tarif eder. Otuz Üçüncü Söz’de ifade edildiği gibi, en küçük ayrıntılardan en büyük unsurlara kadar her şey bilinçli bir düzenle vaziyet alır. Işık dahi İlâhî sanatın sergilendiği bir vasıta olarak istihdam edilir.
Haramlara Karşı Kendimizi Nasıl Muhafaza Edebiliriz?
Haramlar karşısında duyarlılık, imanın canlılığının bir göstergesidir. Risale-i Nur’da ifade edildiği üzere günahı küçük görmek değil, emri veren Zâtı düşünmek esastır. Küçük görülen bir haram, kalpte büyük bir yaraya dönüşebilir.
Tevhidin Mertebeleri Nelerdir? | Yedinci Şuâ
Tevhid, Allah’ın birliğini sadece bilmek değil, bütün varlıkta O’nun tasarrufunu görerek kalben tasdik etmektir. Yedinci Şuâ’da ifade edildiği gibi tevhidin pek çok mertebeleri vardır. Hakikî tevhid, yalnız tasavvurdan ibaret bir bilgi değil; şuur ve yaşantı hâline gelmiş imandır.
