Yaratma fiili yalnız Allah’a aittir ve başka hiçbir varlık bu fiile müdahale edemez. Risale-i Nur’a göre bir nev’in yaratıcısı olabilmek için bütün kâinatın yaratıcısı olmak gerekir; aksi halde sebeplere isnad etmek daha büyük müşkülat doğurur.
Risale-i Nur Sohbetleri
Kâinattaki İntizam Allah’ın Birliğini Nasıl Gösterir? | Mesnevi-i Nuriye – Katre
Kâinattaki intizam (düzen) ve ıttırad (süreklilik), bütün varlıkların tek bir kudret tarafından idare edildiğini gösterir. Risale-i Nur’a göre semavatı yıldızlarla yazan kudret ile arıyı ve karıncayı hücreleriyle yaratan kudret aynıdır; bu da Allah’ın birliğine delildir.
Risale-i Nur Mesleğinin Esasları Nelerdir? | On Üçüncü Şua
Risale-i Nur mesleğinin esası; ihlas-ı tam, enaniyeti terk etmek ve iman hakikatlerini doğrudan Kur’ânî delillerle izah etmektir. Bu meslek, zahmet içinde rahmeti ve elemler içinde baki lezzeti görmeyi esas alır ve tasavvufî tarikatlardan farklı bir hizmet yolunu temsil eder.
Ramazan Orucunu Yaşamak ve Hikmetleri Nelerdir? | Yirmi Dokuzuncu Mektup – Mektubat
Ramazan-ı şerifteki oruç, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olup hem Allah’a kulluk, hem nefis terbiyesi, hem toplumsal disiplin hem de şükür duygusunu kazandırır. Bediüzzaman Said Nursî’ye göre orucun hikmetleri, hem bireysel hem toplumsal hem de ilahi açıdan çok büyüktür.
İman Çıtası Nedir ve Nasıl Yükseltilir? (Sözler | Konferans)
Bu bölümde, Sözler’in Konferans kısmında iman mertebeleri ele alınmaktadır. Said Nursî, taklidî imanın fırtınalar karşısında sönmeye meyilli olduğunu, tahkikî imanın ise sarsılmaz bir kuvvet olduğunu vurgular. Tahkikî imanı elde eden kimse, dinsizlik ve sapkınlık karşısında sarsılmaz bir iman gücüne sahip olur.
Nefis Neden Devekuşuna Benzer? (On Dördüncü Söz | Hâtime)
Bu bölümde, On Dördüncü Söz’de geçen nefis metaforu ele alınmaktadır. Said Nursî, gaflete dalan ve ahireti unutan nefsin, devekuşu gibi davranarak gerçek tehlikeyi görmezden geldiğini anlatır. Dünya hayatına aldanan nefis, tehlikeyi görmez ama sonuçlarından kaçamaz.
Kur’an Tesettürü Neden Emrediyor? (Tesettür Risalesi, Yirmi Dördüncü Lem’a)
Bu bölümde, Lem’alar’ın Yirmi Dördüncü Lem’a kısmı ve Tesettür Risalesi ele alınmaktadır. Said Nursî, Kur’an-ı Hakim’in ayetine dayanarak tesettürü emretmektedir. Modern ve sefih medeniyet ise bunu fıtrî görmeyip “esaret” olarak yorumlamaktadır. Risale-i Nur, tesettürü İslam’ın ve fıtratın bir gereği olarak açıklamaktadır.
Risale-i Nur Neden Her Zaman Tazelenen Dersler Kitabıdır? (Hizmet Rehberi Mukaddime Açıklaması)
Risale-i Nur, her zaman tazelenen dersler kitabıdır çünkü iman hakikatlerini zamana bağlı olmadan açıklayan Kur’an merkezli bir tefsirdir. Hizmet Rehberi’nin Mukaddime bölümünde, Üstad Bediüzzaman Said Nursî’nin meslek ve meşrebinin Kur’an’dan alınan değişmez esaslara dayandığı ifade edilir. Bu nedenle Risale-i Nur, her devirde geçerli olan manevi bir rehber olarak kabul edilir.
Ahiret Hizmetinde İhlâs ve Birlik Neden Önemlidir? (Yirmi Birinci Lem’a Açıklaması)
Bu bölümde, Said Nursî, Lem’alar eserinin Yirmi Birinci Lem’a kısmında ihlâs ile birlikte hareket etmenin önemini açıklamaktadır. Ahiret hizmetlerinde gerçek kuvvetin, şahsî kabiliyetten ziyade ihlâslı birlikten doğduğunu belirtir. Cemaat ruhu ve samimiyet, manevî hizmette büyük bir kuvvet meydana getirir.
Cennet Müjdesi Nedir ve Kimlere Verilmiştir? (İşaratü’l İ’caz Açıklaması)
Bu bölümde, İşaratü’l İ’caz eserinde geçen “Ve beşşirillezîne âmenû ve amilûs sâlihât” ayetinin tefsiri ele alınmaktadır. Cennet müjdesi, iman edip salih amel işleyen mü’minlere verilen İlâhî bir vaattir. Allah Teâlâ, ibadetin meşakkatine karşılık ebedî saadeti müjdelemiştir.
