Miraç mucizesi, Hz. Muhammed’in (asm) risaletinin kemaline ve bütün peygamberler içindeki en yüksek makama sahip oluşuna binaen ona mahsus kılınmıştır. Risale-i Nur’a göre Miraç, onun nübüvvet delillerinin ve manevi kemalatının en büyük göstergesidir.
Şuursuz Yağmur İhtiyaca Göre Nasıl Yağıyor? | Yedinci Şua
Yağmur ve bulut şuursuz olduğu halde, ihtiyaca tam uygun şekilde hareket eder. Risale-i Nur’a göre bu durum, yağmurun kendi kendine değil; her şeyi bilen ve idare eden bir Kudret tarafından sevk edildiğini gösterir.
Şirket-i Maneviye Nedir? Manevî Hizmette Şahsî Menfaat Aranır mı? | Yirmi Birinci Lem’a
Şirket-i maneviye, iman ve ahiret hizmetlerinde ihlas, uhuvvet ve ittihat sırrıyla ortak hareket etmektir. Risale-i Nur’a göre bu manevi ortaklıkta yapılan hizmetlerin sevabı, iştirak edenlerin her birinin amel defterine tam olarak yazılır; bu nedenle şahsî menfaat aranmaz.
Yaratma Fiiline Başkası Müdahale Edebilir mi? | Mesnevi-i Nuriye – Katre
Yaratma fiili yalnız Allah’a aittir ve başka hiçbir varlık bu fiile müdahale edemez. Risale-i Nur’a göre bir nev’in yaratıcısı olabilmek için bütün kâinatın yaratıcısı olmak gerekir; aksi halde sebeplere isnad etmek daha büyük müşkülat doğurur.
Kâinattaki İntizam Allah’ın Birliğini Nasıl Gösterir? | Mesnevi-i Nuriye – Katre
Kâinattaki intizam (düzen) ve ıttırad (süreklilik), bütün varlıkların tek bir kudret tarafından idare edildiğini gösterir. Risale-i Nur’a göre semavatı yıldızlarla yazan kudret ile arıyı ve karıncayı hücreleriyle yaratan kudret aynıdır; bu da Allah’ın birliğine delildir.
Risale-i Nur Mesleğinin Esasları Nelerdir? | On Üçüncü Şua
Risale-i Nur mesleğinin esası; ihlas-ı tam, enaniyeti terk etmek ve iman hakikatlerini doğrudan Kur’ânî delillerle izah etmektir. Bu meslek, zahmet içinde rahmeti ve elemler içinde baki lezzeti görmeyi esas alır ve tasavvufî tarikatlardan farklı bir hizmet yolunu temsil eder.
Ramazan Orucunu Yaşamak ve Hikmetleri Nelerdir? | Yirmi Dokuzuncu Mektup – Mektubat
Ramazan-ı şerifteki oruç, İslam’ın temel ibadetlerinden biri olup hem Allah’a kulluk, hem nefis terbiyesi, hem toplumsal disiplin hem de şükür duygusunu kazandırır. Bediüzzaman Said Nursî’ye göre orucun hikmetleri, hem bireysel hem toplumsal hem de ilahi açıdan çok büyüktür.
İman Çıtası Nedir ve Nasıl Yükseltilir? (Sözler | Konferans)
Bu bölümde, Sözler’in Konferans kısmında iman mertebeleri ele alınmaktadır. Said Nursî, taklidî imanın fırtınalar karşısında sönmeye meyilli olduğunu, tahkikî imanın ise sarsılmaz bir kuvvet olduğunu vurgular. Tahkikî imanı elde eden kimse, dinsizlik ve sapkınlık karşısında sarsılmaz bir iman gücüne sahip olur.
Nefis Neden Devekuşuna Benzer? (On Dördüncü Söz | Hâtime)
Bu bölümde, On Dördüncü Söz’de geçen nefis metaforu ele alınmaktadır. Said Nursî, gaflete dalan ve ahireti unutan nefsin, devekuşu gibi davranarak gerçek tehlikeyi görmezden geldiğini anlatır. Dünya hayatına aldanan nefis, tehlikeyi görmez ama sonuçlarından kaçamaz.
Kur’an Tesettürü Neden Emrediyor? (Tesettür Risalesi, Yirmi Dördüncü Lem’a)
Bu bölümde, Lem’alar’ın Yirmi Dördüncü Lem’a kısmı ve Tesettür Risalesi ele alınmaktadır. Said Nursî, Kur’an-ı Hakim’in ayetine dayanarak tesettürü emretmektedir. Modern ve sefih medeniyet ise bunu fıtrî görmeyip “esaret” olarak yorumlamaktadır. Risale-i Nur, tesettürü İslam’ın ve fıtratın bir gereği olarak açıklamaktadır.
