İman, insanı Allah’a nisbet eden bir bağdır ve bu nisbet sayesinde insana yüksek bir değer kazandırır. Küfür ise bu bağı koparır ve insanı yalnız maddî yönüyle değerlendirir. Yirmi Üçüncü Söz’de iman, insanı yücelten bir nur; küfür ise onu karanlığa düşüren bir kopuş olarak açıklanır.
İman insana nasıl değer kazandırır?
İman, insanı Allah’a nisbet ederek ona manevi bir kıymet kazandırır.
Küfür insanı neden düşürür?
Çünkü küfür, insanın ilahî bağını koparır ve onu sadece maddî yönüyle değerlendirir.
İman ile küfür arasındaki temel fark nedir?
İman bir bağ ve intisaptır; küfür ise o bağı kesmektir.
Yirmi Üçüncü Söz bu konuyu nasıl açıklar?
İmanı nur, küfrü ise zulmet olarak tasvir eder ve insanın değerini bu nisbet üzerinden açıklar.
İnsan, nur-u iman ile âlâ-yı illiyyîne çıkar, Cennete lâyık bir kıymet alır. Ve zulmet-i küfür ile esfel-i sâfilîne düşer, Cehenneme ehil olacak bir vaziyete girer. Çünkü, iman, insanı Sâni-i Zülcelâline nisbet ediyor. İman bir intisaptır. Öyle ise, insan, iman ile insanda tezahür eden san’at-ı İlâhiye ve nukuş-u esmâ-i Rabbâniye itibarıyla bir kıymet alır. Küfür o nisbeti kat’ eder. O kat’dan, san’at-ı Rabbâniye gizlenir. Kıymeti dahi yalnız madde itibarıyla olur. Madde ise, hem fâniye, hem zâile, hem muvakkat bir hayat-ı hayvanî olduğundan, kıymeti hiç hükmündedir.
