Mü’min kardeşlerin faziletleriyle iftihar etmek, kendi nefsimizi unutup onların meziyetleriyle sevinebilmek demektir. Risale-i Nur’a göre buna “tefani” denir; yani kardeşlerin faziletleriyle bir nevi fâni olmak, onları kendimiz gibi tasavvur edip şükürle sevinmektir.
Tefani nedir?
Kardeşlerin meziyetleri ve faziletleriyle kendini birleştirip onları kendin gibi tasavvur etmek, fâni olmak demektir.
Kardeşlerin meziyetleriyle iftihar etmek neden önemlidir?
Bu, nefsin aşırılıklarını törpüler, samimi bir tevazu ve ihlas kazandırır.
Yirmi Birinci Lem’a’da bu konu nasıl açıklanıyor?
Kendi hissiyatını unutup kardeşlerin faziletleriyle yaşamayı ve onlardan şükürle iftihar etmeyi öğütler.
Ehl-i tasavvufla bu arasında nasıl bir bağlantı var?
Tasavvufta “fena fi’ş-şeyh, fena fi’r-resul” kavramı, meslek-i Nur’da “fena fi’l-ihvan” şeklinde yorumlanır.
DÖRDÜNCÜ DÜSTURUNUZ: Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip onların şerefleriyle şâkirane iftihar etmektir.
Ehl-i tasavvufun mabeyninde “fena fi’ş-şeyh, fena fi’r-resul” ıstılahatı var. Ben sofi değilim. Fakat onların bu düsturu, bizim meslekte “fena fi’l-ihvan” suretinde güzel bir düsturdur. Kardeşler arasında buna “tefani” denilir. Yani birbirinde fâni olmaktır. Yani kendi hissiyat-ı nefsaniyesini unutup, kardeşlerinin meziyat ve hissiyatıyla fikren yaşamaktır.
