Posted in

Nasıl Bu Nimete Vâsıl Oldun? Ne İle Müstahak Oldun? Ve Şükründe Bulundun mu? | Mesnevî-i Nuriye

Risale-i Nur Dersi

İnsan, kendisine verilen nimetlerden dolayı sorguya çekilecektir. Çünkü vücut bulmuş her hâl ve her nimet mes’uliyet doğurur; ancak gerçekleşmemiş ihtimallerden sorumluluk yoktur. Bu nedenle geçmişte şükrü eda edilmemiş nimetlerin şükrünü kaza etmek gerekir.

İ’lem eyyühe’l-aziz! Cenâb-ı Hak seni ademden vücuda ve vücudun pek çok eşkâl ve vaziyetlerinden en yükseği Müslim sıfatı ile insan suretine getirmiştir. Mebde-i hareketin ile son aldığın suret arasında müteaddit vaziyetlerin, menzillerin ve etvar ve ahvâlin herbirisi sana âit nimetler defterine kaydedilmiştir. Bu itibarla, senin geçirmiş olduğun zaman şeridine elmas gibi nimetler dizilmiş, tam bir gerdanlık veya nimetlerin envâına bir fihriste şeklini veriyor. Binaenaleyh, geçirmiş olduğun vücudun her menzilinde ve vaziyetinde, etvarında, ahvâlinde, “Nasıl bu nimete vâsıl oldun? Ne ile müstahak oldun? Ve şükründe bulundun mu?” diye suale çekileceksin. Çünkü, vukua gelen haller suale tâbidir. Amma imkânda kalıp vukua gelmeyen şeyler suale tâbi değildir. Geçirmiş olduğun ahvâl, vukuattır. Gelecek ahvâlin ademdir. Vücut mes’uldür, adem ise mes’ul değildir. Öyle ise, mâzide şükrünü edâ etmediğin nimetlerin şükrünü kaza etmek lâzımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir