Amellerde Allah’ın rızasını esas almak, insanların takdirini değil, yalnız Cenab-ı Hakk’ın hoşnutluğunu hedeflemek demektir. Eğer Allah razı olursa, insanların kabul etmesi veya reddetmesi önemsizdir. Bu düstur, ihlası ve manevi istikameti garanti eder.
Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı.
Eğer o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse bütün halk reddetse tesiri yok. O razı olduktan ve kabul ettikten sonra, isterse ve hikmeti iktiza ederse sizler istemek talebinde olmadığınız halde, halklara da kabul ettirir, onları da razı eder. Onun için bu hizmette doğrudan doğruya yalnız Cenab-ı Hakk’ın rızasını esas maksat yapmak gerektir.
